İçeriğe geç

Islak ıslak kim yazdı ?

Kayseri’de Yağmurun Altında Başlayan Hikâye

Kayseri’de yağmurun sesi başka oluyor. Sanki taş sokakların içine sinen eski anıları uyandırıyor. 25 yaşındayım ve bu şehirde büyüdüğüm her yıla, her yağmura bir şeyler biriktirdim. Bugün yine yağmur yağıyor ve ben pencerenin kenarında oturmuş, elimde yarım kalmış bir deftere bakıyorum.

Defter dediğim şey aslında hayatımın kendisi gibi. Ne zaman içim dolsa yazıyorum, ne zaman susmak zorunda kalsam sayfalar konuşuyor benim yerime. Ama bazı cümleler var ki, onları yazarken bile elim titriyor.

Mesela bugün aklımdan çıkmayan o cümle gibi:

Islak ıslak kim yazdı?

Bunu ilk kez bir defter sayfasında gördüm. Ne zaman yazıldı, kim yazdı, neden yazdı bilmiyorum. Ama o kelimeler, sanki benim içimden sökülüp başka birine bırakılmış gibi hissettirdi.

Defterin İçinde Kaybolan Bir İz

O defteri ikinci el bir kitapçıdan almıştım. Kayseri’de Cumhuriyet Meydanı’na yakın, dar bir sokakta, vitrininde eski romanların üst üste yığıldığı bir yerdi. İçeri girdiğimde yağmurdan ıslanmış montumdan damlalar yere düşüyordu. Kitapların kokusu o kadar güçlüydü ki, insanı geçmişe çekiyordu.

Sahibi yaşlı bir adamdı. Gözlüklerinin üzerinden bana bakıp “Hangi kitabı arıyorsun evlat?” diye sormuştu.

Ben kitap aramıyordum aslında. Sadece bir şeyler bulmak istiyordum. Kendime dair bir şeyler.

Rafların arasında dolaşırken bu defteri gördüm. Kapak eskiydi, kenarları yıpranmıştı. İçine açıp rastgele bir sayfaya baktığımda işte o cümleyle karşılaştım:

Islak ıslak kim yazdı?

Altında başka bir şey yoktu. Ne isim, ne tarih. Sadece o cümle.

O an içimde garip bir his oluştu. Sanki biri, benim bile bilmediğim bir duygumu yazmıştı oraya.

Yağmur, Şehir ve İçimdeki Boşluk

Kayseri’nin yağmuru bazen insanı düşündürür, bazen de susturur. O gün eve dönerken şehrin sokakları bana daha uzun geldi. İnsanlar aceleyle yürüyordu, kimse kimseye bakmıyordu. Herkes kendi ıslaklığının içinde kaybolmuştu.

Ben ise o cümleyle birlikte yürüyordum.

Islak ıslak kim yazdı?

Bunu kendi kendime defalarca söyledim. Sanki tekrar ettikçe anlamı açılacakmış gibi. Ama açılmadı. Aksine daha da derinleşti.

Eve vardığımda defteri masanın üstüne bıraktım. Üzerine bakarken içimde bir boşluk hissettim. Ne yazacağımı biliyordum ama nasıl başlayacağımı bilmiyordum.

Sonra yazdım.

İçimde Biriken Cümleler

Merhaba Esev okurları! Bugün sizlerle “Islak ıslak kim yazdı” konusunu ele alacağız.

Bazen insanın içi konuşur ama sesi çıkmaz. Benim de uzun zamandır böyleydi. 25 yaşındayım ve dışarıdan bakıldığında normal bir hayatım var gibi görünüyor. Ama içimde sürekli yarım kalmış düşünceler dolaşıyor.

Defteri açıp yazmaya başladığımda ilk cümlem çok basitti:

“Bugün yağmur var ve ben yine kendimi eksik hissediyorum.”

Sonra durdum. Çünkü o eksiklik hissi tanıdık geldi. Sanki yıllardır benimleydi ama adını koymamıştım.

Ve yine o cümle geldi aklıma:

Islak ıslak kim yazdı?

Bunu yazan kişi kimse, benim hissettiğim şeyi biliyordu. Belki de o da aynı boşluğu taşıyordu. Belki de yağmur altında yürürken kendi içine bakmıştı.

Geçmişten Sızan Sesler

Bu şehirde büyümek kolay değildi. Kayseri serttir. İnsanları da sokakları da bazen serttir. Ama benim içimde hep başka bir yumuşaklık vardı.

Çocukken yağmurda koşmayı severdim. Annem kızardı, “üşüteceksin” derdi. Ama ben üşümekten korkmazdım. Asıl korkum büyümekti.

Şimdi 25 yaşındayım ve büyümek dediğim şeyin aslında daha fazla yalnızlık olduğunu fark ediyorum.

O defteri elime aldığım her an, geçmişten bir ses geliyor gibi oluyor. Sanki biri bana “hatırla” diyor. Ama neyi hatırlamam gerektiğini bilmiyorum.

Sadece o cümle var:

Islak ıslak kim yazdı?

Bir İhtimal: Yazan Ben miyim?

İlgili Makale: Her kim iki kız çocuğunu ?

Bazen düşünüyorum. Belki de o cümleyi yazan kişi ben olabilirim. Ama hatırlamıyorum. Bu düşünce bile ürkütücü geliyor.

Çünkü insan kendi yazdığı bir şeyi unutursa, kendine ne kadar güvenebilir?

Defteri her açtığımda sayfa aynı yerde duruyor. Ne silinmiş ne eklenmiş. Sanki zaman orada durmuş gibi.

Ve ben her defasında aynı soruya dönüyorum.

Islak ıslak kim yazdı?

Bunu sormak bile içimde bir şeyleri hareket ettiriyor. Sanki cevabı biliyorum ama söylemeye cesaretim yok.

Gece, Sessizlik ve Kendimle Kaldığım An

Gece olduğunda Kayseri başka bir şehre dönüşüyor. Sokaklar sessizleşiyor, ışıklar azalıyor. İnsan kendi sesini daha net duyuyor.

O gece defteri yanıma aldım ve yatağın kenarına oturdum. Yağmur hâlâ devam ediyordu. Camdan dışarı baktığımda sokak lambalarının altında ince bir ışık perdesi vardı.

Defteri açtım.

Sayfayı tekrar okudum.

Islak ıslak kim yazdı?

Bu kez farklı hissettim. Sanki biri bana değil de içime yazmıştı bu cümleyi. Sanki yıllardır içimde olan ama dile gelmeyen bir duygunun dışa vurumuydu.

Gözlerimi kapattım.

Bir an, o cümleyi yazan kişinin ben olduğuma inandım. Ama sonra vazgeçtim. Çünkü bazı soruların cevabı olsa bile insan onu duymak istemez.

Bir Günlük Gibi Yaşamak

Benim hayatım biraz günlük gibi aslında. Her gün bir şeyler yazıyorum, ama her şey tamamlanmıyor. Eksik cümleler, yarım düşünceler…

Belki de bu yüzden o cümle beni bu kadar etkiledi:

Islak ıslak kim yazdı?

Çünkü o cümle de yarım. Ne bir açıklama var ne bir devamı. Sadece bir soru.

Ve ben sorularla yaşayan biriyim.

Bazen sabah işe giderken bile içimden sorular geçiyor. İnsanlar fark etmiyor ama ben sürekli kendi içimde konuşuyorum.

Kayseri Sokaklarında Bir Yansıma

Ertesi gün yine dışarı çıktım. Yağmur durmuştu ama yerler hâlâ ıslaktı. Taşların üzerinde yürürken kendi yansımamı gördüm.

O an garip bir şey oldu.

Sanki o cümle sokakların üstünde asılıydı:

Islak ıslak kim yazdı?

Bu kez korkmadım. Sadece düşündüm. Belki de bu bir soru değil, bir hatırlatma.

Belki de hayat bana bir şey anlatmaya çalışıyordu.

Ama neyi?

Bilmiyorum.

Sonunda Kalan His

Eve döndüğümde defteri tekrar açmadım. Sadece masanın üstünde bıraktım. Çünkü bazı şeyler okunarak değil, hissedilerek anlaşılır.

İçimde hâlâ aynı duygu var: yarım kalmışlık.

Ama bu kez yanında küçük bir şey daha var. Hafif bir merak. Belki de umut.

Çünkü artık o cümle beni korkutmuyor.

Islak ıslak kim yazdı?

Bilmiyorum.

Ama belki bir gün bu sorunun cevabını bulmak istemeyeceğim. Çünkü bazı sorular, cevaplarından daha gerçek olur.

Esev olarak “Islak ıslak kim yazdı” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş