Türkiye’de Kaç Oda Var? Felsefi Bir İnceleme Bir sabah uyandınız ve gözlerinizi açtınız. Etrafınızda her şey tanıdık: odanız, eviniz, sokaklar, şehir. Ama bir soru aklınıza takıldı: Gerçekten ne kadar odadan oluşuyor hayatımız? Sadece evimizdeki odaları mı, yoksa içinde yaşadığımız toplumu, kültürümüzü, zamanımızı kapsayan daha derin bir anlamda mı? Sorunun bir yönü, sayısal ve somut olmasına rağmen, aslında birçok felsefi boyut taşır. Bu yazıda, “Türkiye’de kaç oda var?” sorusunu sadece matematiksel bir soru olarak değil, etik, epistemolojik ve ontolojik bir çerçevede inceleyeceğiz. Bu basit soru, bizi derinlemesine düşünmeye davet ediyor: Oda sadece dört duvarla sınırlı bir mekan mı? Yoksa bizlerin yaratmış…
Yorum BırakGünlük Satırlar Yazılar
Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar Eserinin Ekonomi Perspektifi: Kıtlık, Seçimler ve Toplumsal Dengesizlikler Hayat, seçimler ve kıt kaynaklarla başlar. Her an, hangi yolu seçersek seçelim, karşımıza çıkan her fırsatın bir maliyeti vardır. Bu ekonomik bakış açısıyla, hayatın her alanında olduğu gibi edebiyat da bazen bir dizi tercihin, hatanın ve fırsatın incelenmesi gibidir. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar eseri, bireylerin toplumsal yapılarla ilişkisini derinlemesine sorgularken, bir ekonomist bakış açısıyla da önemli veriler ve göstergeler sunar. Hangi akıma mensup olduğuna dair tartışmalar bir yana, Atay’ın eserini mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden incelemek, toplumsal hayattaki dengesizlikleri anlamamıza yardımcı olabilir. Tutunamayanlar ve Ekonomik Perspektif: Mikroekonomi, Bireysel Seçimler…
Yorum BırakHentbolda Hücum Süresi: İnsan Davranışlarının Psikolojik Boyutları Bazen, bir maçın başlangıcından sonuna kadar geçen zamanın aslında bizim zihnimizde nasıl şekillendiğini düşünürüm. Zihnimiz ne kadar hızlı düşünüyor, ne kadar hızlı tepki veriyor? Bir oyuncu, hızla değişen koşullarda bir anlık kararla doğru hareketi yaparken, aslında bilinçaltı süreçlerin ne kadar etkili olduğunu biliyor mu? İnsan davranışlarını anlamak için pek çok açıdan bakılabilir. Ancak sporda, özellikle hız ve stratejinin sürekli değiştiği bir ortamda, zihnin ve duyguların nasıl devreye girdiğini anlamak, aslında oldukça ilginç bir keşif olabilir. Hentbol gibi hızlı tempolu bir sporda hücum süresi kısıtlıdır ve bu kısıtlama, sadece fiziksel değil, psikolojik açıdan da…
Yorum BırakEmek Nedir, Din? Sosyolojik Bir Perspektif Bireyler olarak hayatlarımızı anlamlandırırken, çoğu zaman görünmeyen ama oldukça derinlemesine etkileyen yapılarla karşılaşırız. Bu yapılar, sosyal normlar, güç ilişkileri, toplumsal cinsiyet rolleri ve daha fazlası, bizleri şekillendirir. İnsanın emekle, dinle, çalışma hayatı ile yaşam biçimi arasında kurduğu bağlar, bu toplumsal yapıları anlamamızda önemli bir yer tutar. Emek ve din arasındaki ilişkiyi anlamak, bu yapıları çözümlemenin bir yoludur. Peki, emek nedir ve dinin rolü nedir? Bu yazıda, emek kavramını sosyolojik bir bakış açısıyla ele alacak, dinin emekle olan ilişkisini, toplumsal yapılarla olan etkileşimini ve güç dinamiklerini irdeleyeceğiz. Emek ve Din: Temel Kavramların Tanımı Emek, toplumların…
Yorum Bırak4/20 mA Ölçümü Nasıl Yapılır? Bir Gencin Gözünden Bir Kayseri sabahında, yalnızca birkaç basit adımın ardında bir hayatın nasıl değişebileceğini keşfettim. İlk Adım: Kayseri’nin Serin Sabahında Bazen sabahları dışarıda yürürken güneşin ışıkları yavaşça toprağa vuran o soğuk, neşeli hissi vardır ya, işte tam o an, bir sabah Kayseri’de, bu hissi yaşarken aklımda bir şey vardı: 4/20 mA ölçümü. O gün, günden beklediğimden daha fazlası gelecekti. Bu ölçümün bana öğretmeye çalıştığı bir şey vardı, ama o zamana kadar, bu konuda bildiğim her şey sadece teoriydi. Ve teorilerin gerçekte ne kadar yetersiz olduğunu o gün anladım. Beni sabahın erken saatlerinde, her şeyin…
Yorum BırakAnaklitik Nesne Seçimi: Felsefi Bir İnceleme Giriş: İnsan Kimliği ve Nesne Bağımlılığı Bir insanın varoluşu, bazen kendini bir nesneye yapışmak, ona tutunmak olarak hissedilebilir. Geçici bir huzur ve güven duygusu yaratmak için, bir şeyin ya da birinin varlığına ihtiyaç duyarız. Bu, hemen hemen her insanın hayatının bir döneminde deneyimlediği, bazen farkında bile olmadan geliştirdiği bir bağdır. Peki, bu bağlar, bireylerin kimliklerini ve içsel dünyalarını nasıl şekillendirir? Bir insanın “nesne”ye olan bağı, onun duygusal, bilişsel ve felsefi yapısını nasıl etkiler? Anaklitik nesne seçimi, psikolojideki bir terim olarak, bireylerin duygusal güvenlik sağlamak için bir nesneye (ya da kişiye) bağımlı hale gelme durumunu…
Yorum BırakÇalışkan Zıt Anlamı Nedir? Kültürel Görelilik ve Kimlik Arasındaki Derin Bağlantılar Dünya, birbirinden farklı binlerce kültürle şekillenmiş bir yer. Her kültür, kendine özgü değerler, normlar, semboller ve anlam sistemleriyle hayat bulur. Bir kültürün dünyayı nasıl algıladığı, insanlar arasındaki ilişkileri ve bireysel kimlikleri nasıl inşa ettiği, o toplumun tarihine, ritüellerine ve ekonomik yapısına derinlemesine bağlıdır. Kültürler arasında geçişkenlik ve benzerlikler olduğu kadar, farklılıklar da vardır. Bu farklılıklar, insanların dünya görüşlerini, davranış biçimlerini ve toplumdaki yerlerini etkiler. Peki, günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız bir kavram olan “çalışkanlık” ve onun zıt anlamı, farklı kültürlerde nasıl şekilleniyor? Bu yazıda, çalışkanlık kavramının ve zıt anlamlarının kültürler…
Yorum BırakÖğrenme İlkeleri Nelerdir? Farklı Yaklaşımları Karşılaştırmak Öğrenme, insan hayatının en temel yapı taşlarından biri. Bir mühendis olarak bu süreci genellikle analitik ve sistematik bir gözle değerlendirirken, insanlık haliyle de bazen duygusal bir bakış açısına kayabiliyorum. Öğrenmenin ne olduğunu, nasıl daha etkili öğrenebileceğimizi ya da öğrenmenin nasıl bir süreç olduğunu düşünmek, aslında hem bilimsel hem de insani bir bakış açısını gerektiriyor. Bu yazıda, öğrenme ilkelerinin farklı yaklaşımlarını karşılaştırarak, içimdeki mühendis ve içimdeki insan arasındaki tartışmayı sizinle paylaşmak istiyorum. Öğrenme İlkeleri: Bilimsel Bakış İçimdeki mühendis diyor ki: Öğrenme, temelinde bir bilgi edinme ve onu uygulamaya dönüştürme sürecidir. Eğitim bilimleri ve psikolojide öğrenme…
Yorum BırakXelef İsminin Anlamı Nedir? Xelef… Bir isim, bir yansıma, belki de bazılarına göre derin bir anlam, bazılarına göre ise sıradan bir kelime. Yıllardır duyduğumda, kulağımda tuhaf bir şekilde yankı yapan bu ismi, anlamını sorgulamadan geçmek aslında çok da kolaydı. Ama bir de bu isme ciddi bir gözle bakmak gerek! Peki, Xelef isminin anlamı nedir? Hadi gelin, hem güçlü hem de zayıf yönleriyle birlikte bu ismi irdeleyelim. Xelef İsminin Anlamı: Derin ve Düşündürücü Xelef, Türkçede aslında “halef” kelimesinden türetilmiş bir isim. Halef, “yerine geçen, arkasından gelen” anlamına gelir. Yani Xelef, eskiyi yıkarak yeni bir başlangıç yapan, geride kalanı ardında bırakıp, ileriye…
Yorum BırakYangın Merdiveni Rıht Kaç Olmalı? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir binada yangın merdiveninin fiziksel ölçüleri üzerine düşünürken, bir an kendi zihnimdeki korku, belirsizlik ve toplumsal beklentiler üzerine de düşünmeye başladım. “Yangın merdiveni rıht kaç olmalı?” sorusu, sadece mühendislik ya da yönetmelik meselesi değil; insan davranışlarının bilişsel, duygusal ve sosyal dinamiklerini açığa çıkaran bir psikolojik mercek gibidir. Yangın Merdiveni Rıhtı: Teknik Bir Başlangıç Yangın merdiveni rıht, basamaklar arasındaki dikey mesafeyi ifade eder. Yönetmeliklerde bu mesafe, güvenli kaçış için kritik önemdedir. Ancak bu teknik gereklilik, insan davranışlarını, algılarını ve acil durumlarda verilen kararları doğrudan etkiler. Bir binada acil durumda hızla aşağı inmeniz…
Yorum Bırak