Göz Kapağı Ameliyatında Kör Olunur mu? Kendi Hikâyemden Bir Parça
Bazen hayat öyle anlar yaratıyor ki, bir saniye bile içinde bulundugun durumu sorgulamadan geçemiyorsun. Bir sabah uyanıyorsun, aynaya bakıyorsun ve gözlerinin tam olarak açık olmadığını fark ediyorsun. Ama bu sıradan bir sabah değil, bu, yıllardır göz kapaklarındaki o hafif düşüklükle yaşamaya alıştığın sabahların ilki değil. Bu sefer bir şeyler farklı, bir şeyler değişmiş gibi hissediyorsun.
Benim göz kapağım, her geçen yıl biraz daha düşüyordu ve bir noktada gerçekten gözlerimi tam açamadığımı fark ettim. Gözlerimdeki o derin bakışı, o ışığı kaybetmek… Bu, nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama sanki dünyanın güzellikleri bir anda benden çekiliyormuş gibi hissediyordum. Gözlerim, kimliğimin önemli bir parçasıydı ve gözlerimdeki bu değişiklik bana, bir kaybın öncesi gibi geliyordu. Bir gün, aynada kendimi tanıyamadım.
Hayal Kırıklığı ve Soru İşaretleri
Bir sabah, yıllardır beklediğim o an geldi. Göz kapağı düşüklüğümü düzeltmek için bir ameliyat önerildi. Ne kadar mutluydum, bir yandan da kafamda onlarca soru dönüyordu. “Kör olur muyum?” Bu soru, en büyük korkumdu. Bir şeyler yanlış giderse, ya gözlerimi kaybedersem? Korktuğum şey, görünmeyen bir dünya, karanlık bir yaşam… İşte bu düşüncelerle oturup doktoruma, “Göz kapağı ameliyatında kör olunur mu?” diye sordum. Cevaplarım, hep umut verici ve sakinleştiriciydi ama içimde bir kıvılcım hala yanıyordu.
Ameliyat Günüm: Korku ve Umut Arasında
Ameliyat günü geldiğinde, içimde bir sürü his vardı: korku, heyecan, ve belki de hayal kırıklığı. Gözlerimi düzeltecektim, ama ya her şey kötü giderse? O an kalbim küt küt atıyordu. Kayseri’de bir hastaneye gittim. Dr. Ali Bey, çok sakin bir insandı, bir o kadar da güven vericiydi. Bütün korkularımı anlamış gibiydi. Ameliyatı anlatırken gözlerinin içindeki güveni gördüm ve onun söyledikleriyle, ruhuma su serpilmiş gibi hissettim. “Kör olursan, buna sadece göz kapaklarındaki bir hatadan dolayı değil, başka bir sorun yüzünden olursa olur. O yüzden bende korkulacak bir şey yok.”
Ama… yine de, ameliyat başlamadan önce derin bir nefes alırken düşündüm. Bu nasıl bir korku, bu nasıl bir his? Bir insanın gözlerini kaybetme korkusu, kendini kaybetme korkusundan daha güçlüydü. O gözlerde, yıllardır tuttuğum hatıralar, sevgiler, gözyaşları vardı. O yüzden ne kadar “güvenli” olduğu söylenirse söylensin, göz kapağı ameliyatı yapmak her zaman bir adım atmak gibiydi; bilinmezliğe.
Gözlerim Kapalı, Ama Umudum Açık
Ameliyat sırasında gözlerim kapalıydı. Bir anda karanlık, ama öylesine derin bir karanlık ki, tıpkı geçmişe gitmek gibi. Ameliyatın sesleri arasında kalbimin attığını duydum. Sanki her vuruşta biraz daha geriliyordum, ama sonra bir şey fark ettim. Evet, gözlerim kapalıydı, ama umudum hala açıktı. Çünkü hayatıma yeni bir sayfa açıyordum. O sırada doktorun sesini duydum: “Tamam, bitmek üzere.”
Ameliyat sonrası, gözlerim hafifçe şişmişti ama o an, o kadar huzurluydum ki, etrafımdaki her şeyin önemi kayboldu. Gözlerimin ne durumda olduğunu merak ediyordum ama bir yandan da derin bir huzur vardı içimde. Korkularım, gözlerimdeki küçük sarkmalardan çok daha büyüktü ve bir noktada bunları aşmak zorunda kaldım.
İyileşme Süreci: Bir Yeni Başlangıç
Ameliyatın ardından geçen birkaç hafta, her şeyin yavaşça yerine oturduğu zamanlardı. O kadar basit ki, belki de hayatın en derin anlamı da budur: Bir şeyleri düzeltmek, iyileşmek için cesaret gerekiyor, ama sonuçta her şey eski halinden çok daha güzel oluyor. Gözlerim biraz daha açılmış, biraz daha diri görünüyordu. Ama bu fiziksel değişim, ruhumda bir devrim yaratmıştı. Artık daha açık gözlerle dünyayı görüyordum. O karanlık kaybolmuştu.
Gerçekten, göz kapağı ameliyatı sonucu kör olma korkusu, bir mitten ibaretmiş. Birçok insanın kafasında var olan bu düşünce, aslında çok az ihtimalle gerçekleşebilecek bir durum. Zaten, o kadar düşük ihtimallerle hayatımıza devam ediyoruz ki. Ameliyat sırasında, göz kapağını kaldıran doktorun elindeki beceri, bana güven verdi. “Körlük” diye adlandırdığımız şey aslında, hayal ettiğimiz gibi bir sonuç değil. Gözlerimizi kaybetme korkusu, çoğu zaman hayatın karmaşasındaki basit bir kayıptan ibaret.
Sonuç: Yeni Bir Bakış Açısı
Göz kapağı ameliyatı sonucunda kör olmak, gerçekten de neredeyse imkansız. Ama ben, o korkuları yaşarken, aslında görme yeteneğimin çok ötesindeki bir şeyi fark ettim: İnsanlar, bazen içsel körlüklerinden dolayı yaşarlar, gözleri açık olsa da dünyayı görmekte zorlanırlar. Ameliyatı yaparken, korkularımın kaybolduğunu fark ettim. Çünkü gözlerim açıldıkça, aslında dünyayı daha iyi görebileceğimi fark ettim.
Bir insanın gözleri açıldığında, dünyayı daha net görmesi gerekiyor, ama sadece dışarıya değil, içeriye de bakabilmeli. O yüzden ameliyat sadece fiziksel bir işlem değil, ruhsal bir yolculuktu. Benim için o anı hatırladıkça, gözlerimin ne kadar değerli olduğunu daha çok anlıyorum. Ama en önemli şey, gözlerimi nasıl gördüğüm değil, nasıl bir hayat yaşadığım.
Göz kapağı ameliyatında kör olunmaz, ama bazen içsel körlük, o kadar derin olabilir ki, gözleriniz açıldığında bile görmediğiniz bir şey kalabilir.