İçeriğe geç

Diğerkâm ne demek ?

Diğerkâm Ne Demek? Aslında Hepimizin İçinde Biraz “Diğerkâm” Var

İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında esprili ama aynı zamanda her şeyi fazla düşünen biri olarak, bazen insanlar bana “Ne çok kafa yoruyorsun!” diye takılıyorlar. Ama işte, ben böyle bir tipim. Her zaman her şeyin derinliğine inerim. Bir gün bir arkadaşım bana “Diğerkâm ne demek?” diye sordu. O kadar düşündüm ki, sonra dedim, “Bunu ben niye herkesle paylaşmıyorum?” Ama tabii, biraz da espriyle karıştıralım.

Hadi şimdi, Diğerkâm ne demek, sorusuna giriş yapalım ve bu kelimeyi biraz mizahi bir dille inceleyelim.

Diğerkâm: Başkalarını Ön Planda Tutan, Kendini Unutan İnsan

Evet, diğerkâm aslında biraz derin bir kelime. “Başka” ve “kâm” kelimelerinden türetilmiş. Yani, başkalarının iyiliğini kendi iyiliğinden daha çok önemseyen biri… Hani şu, etrafındaki insanlara “Yardım edeyim mi?”, “Bir şey ister misiniz?” diye soran tipler var ya, işte onlar tam anlamıyla diğerkâm. Ama bir de şöyle düşünün: Herkesin diğerkâm olduğu bir dünyada, acaba biri kendisi için bir şey isteyebilir mi?

Bunları düşünmek, biraz kafa karıştırıcı ama bir yandan da eğlenceli. Çünkü ben mesela bazen arkadaşlarımın canı sıkıldığı zaman, “Hadi bir şeyler yapalım” demek yerine, “Acaba canları sıkılmasa mı?” diye düşünüp bir türlü hareket edemiyorum. Kafamda diğerkâm olmam gerektiğini bile düşünüyorum, ama sonra fark ediyorum ki, bazen kendime de odaklanmam gerekiyor. Yani işin esprisi şu: Diğerkâm olmak, bazen aşırıya kaçabilir.

İç Sesim: “Ya ben diğerkâm olmasam mı?”

Bazen kendi iç sesime “Yine mi düşündün? Hadi biraz rahatla ya!” diye çıkışıyorum. Ama sonra ne oluyor? Hemen kendimi hatırlatıyorum: “Ama bak, sen diğerkâmsın. Diğerlerinin de ne hissettiğini düşünmelisin.” Neyse, sanırım bunun biraz daha fazlası var ama önce şunu anlatmam lazım.

Diğerkâm Olmanın En Komik Hali: Arkadaş Gruplarında

Geçenlerde bir arkadaş grubunda, birinin düğününden sonra “Hadi bakalım, kahve içmeye gidelim!” dedik. Herkes birden cevap verdi: “Hadi gidelim, ama ben kahve içmiyorum, işte ben birini bekliyorum, ben vücut geliştirme programımdayım, ben bu kadar şeker alamam!”

Bunu dinlerken aklıma geldi, “Ya bu insanlar niye diğerkâm oluyor?” Çünkü neredeyse herkes, bir şekilde başkalarına kendi iyiliğini göstermek için bir şeyler söylüyor. Hadi bakalım, herkesin diğerkâm olması bu durumda nasıl olacak? Hepimiz birbirimize “Ben senin için şunu yapabilirim” derken, nihayetinde kimse bir kahve içmeye gitmedi. Çünkü herkes “Başkalarının ne düşündüğünü” o kadar önemsedik ki, herkesin duygularına saygı gösterdik ki, bir araya gelmek bile zorlaştı. Sonuç olarak diğerkâm olmak, biraz da “ortada kalma” hissini beraberinde getiriyor.

Diğerkâm Olmanın Sınırı: Kendini Unutma Noktasına Gelme

Bence en zor olan şey, diğerkâm olmanın sınırlarını belirlemek. Çünkü herkes bazen diğerkâm olmaya çalışırken, aslında kendini unutuyor. Hani bir arkadaşınız var, sürekli size yardımcı olmaya çalışıyor ama o kadar çok yardım etmeye odaklanıyor ki, kendisine bir şey sormuyorsunuz, çünkü hep başkalarına odaklanıyor. Ne zaman kendini hatırlatacak? Belki de bu, “kendi iyiliğini unutmak” değil, ama bazen kendine de odaklanmak gerekiyor.

Benim gibi bir insan için diğerkâm olmak zor. Hep “Başkalarına ne yapabilirim?” diye düşünüyorum ama sonra birden kendimi bir köşe de buluyorum. Hani bana da birinin “Sen ne istersin?” demesi gerektiği noktada, o kadar fazla başkalarına odaklanmış oluyorum ki, kendi ihtiyaçlarımı bile göz ardı ediyorum. Yani bir yanda “Herkese yardımcı ol!” derken, diğer tarafta “Ama ben de varım!” diye bağırmak istiyorum.

Diğerkâm Olmanın Altın Kuralı: Dengeyi Kurmak

Diğerkâm olmanın en güzel yanı, aslında başkalarına yardım etmekten büyük bir tatmin duymak. Ama bunun dengeyi gerektirdiğini unutmamak lazım. Dengeyi kuramıyorsanız, sürekli başkalarını düşünmek bir yük haline gelebilir. Sonuçta, birisi de “Ya sen kendini de düşün!” demeli değil mi?

Özetle, diğerkâm olmak harika ama bir o kadar da dikkat edilmesi gereken bir şey. Başkalarına yardım etmek, onların ruhunu iyileştirmek ve kendini unutmak arasındaki çizgiyi iyi çizmek gerekiyor. Yoksa bir gün, “Ben kimim?” diye sorarken bulabilirsiniz kendinizi.

Sonuç: Hepimiz Biraz Diğerkâmız

Sonuç olarak, “Diğerkâm ne demek?” sorusuna verdiğim yanıt belki çok derin olmasa da, bence hepimizin içinde biraz diğerkâm var. Sadece bazen bu yanımızı fazla dışa vuruyoruz. Biraz dengede kalmak, önce kendi ihtiyaçlarımızı sonra başkalarının ihtiyaçlarını düşünmek, hayatı çok daha dengeli kılar.

Belki de bazen bir kahve içmek, bir insanın günüyle ilgilenmek, birine yardım etmek, ama tüm bunları yaparken kendini unutma noktasına gelmemek gerekir. Sonuçta, dünyada herkes birbiriyle bir şekilde bağlantılı, diğerkâm olmak aslında biraz da “bunu nasıl dengeleyeceğiz?” sorusuyla ilgili. Hepimizin diğerkâm olduğu bir dünya hayaliyle, bir kahve içmeye gidelim mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş